Robotik Cerrahi

Prof. Dr. Fatih Atuğ, robotik ürolojik cerrahi alanındaki eğitimini 2004-2006 yılları arasında, ABD’de bu konudaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olan Tulane University Health Sciences Center, Minimal Invasive Urologic Surgery bölümünde tamamlamıştır. Burada bölüm başkanı Prof.Dr. Raju Thomas, Prof.Dr. Rodney Davis ve halen Mayo Clinic, Rochester’da çalışmalarına devam eden Doç. Dr. Eric Castle ile birlikte çalışmıştır. Pek çok özellikli böbrek, mesane ve prostat ameliyatlarının yapıldığı bu merkezde Dr. Fatih Atuğ’a,  özverili ve başarılı çalışmaları sonucunda 2006 yılında Tulane Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı tarafından Tıp Fakültesi’nin düzenlediği bir törenle “Yılın En Başarılı Üroloji Uzmanı” ödülü verilmiştir.

2006 yılında robotik üroloji alanındaki eğitimini University of California’da Üroloji Bölümü’nde Prof. Dr. Thomas Ahlering ile birlikte yaptığı çalışmalar ile tamamlayan Dr. Fatih Atuğ, ABD’de robotik üroloji alanında yazılan en prestijli kitaplara davetli yazar olarak yazdığı bölümler ile akademik düzlemdeki başarısını uluslarası düzeyde kanıtlamıştır.

Prof. Dr. Fatih ATUĞ'un robotik cerrahi eğitimi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız

21. yüzyılın bu ilk yarısında, robotik sistemlerin cerrahi alanlarda kullanıma girmesi heyacan verici ve çok önemli bir teknolojik gelişim olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tür sistemlerin geliştirilmesine ilk olarak 1970’li yıllarda NASA öncülüğünde başlanmış, uzayda rahatsızlanabilecek bir astronotu uzaktan kumanda ile uzayda tedavi edilebileceği düşüncesi ile başlanmıştır. Bu düşünceden yola çıkarak ilk olarak 1997 yılında da Vinci robotik sistemin prototipi ortaya çıkartılmış ve 2000 yılında da FDA onayı alınmıştır.

Robotik cerrahinin ürolojide uygulandığı başlıca ameliyatlar ise; Radikal prostatektomi, Piyeloplasti, Psoas hitch, Boari flap, Üreteral reimplantasyon, Radikal Sistektomi, ileal neobladder, Donör nefrektomi, Adrenalektomi, Radikal ve Basit Nefrektomi, Parsiyel nefrektomi, Sakrokolpopeksi’dir. Robotik sistemler arasında   da Vinci® Si  robotik cerrahi sistemi  en gelişmiş ve en yaygın olarak kullanılanıdır.

Da Vinci® Si Robotik Cerrahi Sistemi

Da Vinci® Si Robotik cerrahi sistemi, ergonomik olarak dizayn edilmiş bir cerrah konsolu, robotik kolları taşıyan bir ünite, 3 boyutlu görüntü veren bir  optik sistem ve 540 dereceye kadar hareket kabiliyeti sağlayabilen cerrahi enstrümanlardan oluşmaktadır.

robotik clip image002Da Vinci® 3 Boyutlu Kamera

Robotik CerrahiStandart Laparoskopik görüntüler tek bir kamera  ile sağlanmakta ve 2 boyutlu görüntü vermektedir. Bu evlerinizde derinlik hissi olmayan televizyonların görüntüsüne benzemektedir. Da Vinci®  robotik  cerrahi sistemi ise her bir gözümüze ayrı ayrı gelen yüksek çözünürlüklü iki adet fiber optik kameradan oluşmaktadır. Böylece cerrahi konsoluda oturan cerraha, tıpkı gözlerimizde olduğu gibi, derinlik hissi olan 3 boyutlu görüntü sağlanmaktadır. Ayrıca bu kameralar ile operasyon alanı 10-12 kat  büyütülebilmektedir. Bu sistemin en ileri şekli olan High Definition ise sadece da Vinci Si robotik cerrahi sisteminde bulunmaktadır. Sonuçta bu sistem cerraha ameliyat esnasında derinik hissi sağlamakta, cerrah ameliyat sahasını ve anatomiyi daha ayrıntılı ve net olarak görebilmektedir.    

Da Vinci® 3 Boyutlu Kamera 

 

Da Vinci® Cerrahi enstrümanları

Robotik Cerrahi enstrümanları 7 derece serbest hareket etme özelliğine sahip olan aletlerdir. Bu aletlerin uçları kendi eksenleri etrafında 540 derece dönebilmektedir ve  insan elininin  bilek  hareketlerini taklit edebilmektedir. Ancak bu enstrümanlar insan elinden çok daha ufak boyutlarda olup, ameliyatlarda insan elinin uzanamayacağı yerlere ulaşabilmektedir.

 robotik clip image002 0000    robotik clip image004 

EndoWrist® & Surgeon Hands     
Cerrahi Konsol

Robotik Cerrah KonsoluCerrahi konsolda, cerrah rahat bir şekilde oturabilmekte, ameliyat sahasının 3 boyutlu görüntüsünü görmekte ve robotik enstrumanları kumanda edebilmektedir. Bu sistemde, açık ve laparoskopik operasyonların aksine cerrah oturarak operasyon yapmaktadır. Böylece cerrah yorulmadan cok uzun süren operasyonları bile yapabilmektedir.