Prostat Kanseri Tanısı

Prostat Kanseri Tanısı

Prostat kanseri sıklıkla normal checkup programları sırasında yapılan PSA kan testindeki yükselme ile saptanmaktadır. Nadiren erken dönemde semptomatik hale gelir. İdrar yapmada zorluk, akım hızında azalma, sık idrara gitme gibi şikayetler daha sıklıkla yaşa bağlı olarak prostat hacminde meydana gelen iyi huylu büyümeye aittir. Prostat kanserinin asıl büyüme yeri priferik zon (prostatın dış kapsülüne yakın kısımları) olduğu için ancak ileri evrelerinde bu tip bir tıkanıklığa ve idrar yaparken zorlanmaya neden olur. Rektal muayene sırasında ele gelen bir sertlik mutlaka biyopsi almayı gerektirir.

A. Parmakla Rektal Muayene:

Rektal muayene ürolojide fizik incelemenin en önemli kısımlarından biridir. İnceleme esnasında üroloji doktorunuz prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli herhangi bir sertlik yada düzensizlik olup olmadığını kontrol eder. Unutulmamalıdır ki prostat kanseri teşhis edilen hastaların %25'inde PSA düzeyi normal sınırlarda olmasına rağmen tanı sadece parmakla muayenede saptanan sertlik ve düzensizlik nedeni ile konulmaktadır.

B. Prostat Spesifik Antijen (PSA):

PSA erkeklerde prostat ve üretra çevresi bezlerden salınan bir proteindir. Görevi meninin boşalma öncesi sıvılaşmasına yardım etmektir. PSA kanda proteine bağlı ve serbest olmak üzere iki formda bulunur. Serbest PSA ölçümü son yıllarda kullanıma giren ve prostat kanseri tanısını kolaylaştırmayı amaçlayan bir yöntemdir. PSA için normal değer 0-4 arası kabul edilirken, son yıllarda bu aralıkta PSA'ya sahip pek çok kanser hastası saptanması nedeniyle güvenli sınır özellikle genç hastalarda daha aşağı düzeylere çekilmiştir.

Prostat Kanseri ve Yaşa Bağlı Normal PSA Değerleri:

 40-49 yaş  PSA ≤2.5 ng/ml
 50-59 yaş  PSA ≤3.5 ng/ml
 60-69 yaş  PSA ≤4.5 ng/ml
 70 ve üstü  PSA ≤5.5


Yaşa bağlı PSA kullanımı ile gençlerde kanser yakalanma oranları artarken, yaşlılarda gereksiz biyopsi olasılığı düşürülmüştür.

Tümör şüphesi uyandıran bazı başka PSA değerleri vardır. Bunlar:

PSA hızı:
PSA'nın yıllık artış hızı 0.75 ng/ml üzerinde ise biyopsi düşünülmelidir.

PSA dansitesi:
PSA değerinin prostat hacmine bölünmesi ile bulunur. PSAD = 0.15 ve üzeri durumlarda biyopsi düşünülmelidir.

C. Trans-Rektal Ultrason Rehberliğinde Biyopsi (TRUS):

Prostat biyopsisi TRUS ile yapılmaktadır. TRUS rektal yolla uygulanan bir ultrasonografi aygıtıdır. Prostatı çok yakından gösterdiği için standart batın ultrasonuna göre avantajlıdır. Bazen biyopsi amaçlı olmadan sadece prostatı daha iyi görüntülemek amacıyla da kullanılabilir. Trans rektal ultrasona eklenen bir parça sayesinde prostat dokularında hedeflenen yerden doku örneği almak mümkün olmaktadır. Hastanın yaşı, prostat büyüklüğü, daha önceden biyopsi yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek belli şablonlara göre biyopsi alınır.

Prostat Kanseri Patolojisi: Muhtemel Teşhisler

1. Prostatit:

Kanser saptanmayan biyopsilerin büyük çoğunluğunda prostatit rapor edilir. Bu duruma özellikle ileri yaşlarda çok sıklıkla rastlanır ve aktif bir enfeksiyona neden olmayacağından tedavi gerektirmez.

2. Prostatik İntra-epitelyal Neoplazi (PIN)

High-grade (yüksek dereceli) ve low grade (düşük dereceli) olmak üzere iki tiptir. Yüksek dereceli tipinin klinik önemi vardır. Histopatolojik olarak prostat salgı kanallarının yapısal olarak normal olduğu halde, kanalları çevreleyen hücrelerin atipik hücreler içerdiği bir durumdur. Biopsilerinde yüksek dereceli PIN saptanan hastaların tekrarlanan biyopsilerinde prostat kanseri saptanma olasılığı %30-50 arasındadır.

3. Atipik Small Asiner Proliferasyon (ASAP)
4. Prostat Adenokanseri:

Prostat kanserlerinin tamamına yakını adenokanser tipindedir. Otopsi serilerinde %50 vakada prostat kanserinin histolojik olarak var olduğu saptanmıştır. Ancak çoğu hasta hastalık klinik olarak önemsiz aşamada iken kişi başka nedenlerden kaybedilmiştir. Yine de ortalama insan ömründe meydana gelen uzamalar ile her geçen gün daha fazla sayıda insan için prostat kanseri bir tehdit oluşturmaya devam etmektedir.
Prostat biyopsisi sonucu adenokanser saptandığında hastalık saldırganlık derecesine göre sınıflandırılır.En yaygın kullanılan sınıflama Gleason Skoru adı verilen bir yöntemdir. Kanser hücrelerinin dokuda ve hücresel bazda yaptıkları bozulma derecesine göre 1 ile 5 arasında puanlanırlar. (1 en iyi, 5 en kötü). Alınan örnekteki tüm kanserli materyal incelenerek hangi derecede ne yoğunlukta hücre olduğuna bakılır. En yoğun görülen iki grubun puanları toplanarak Gleason Skoru oluşturulur. Bu derecelendirmeler sayesinde tümörün prostat içerisindeki durumu hakkında ön fikir sahibi olunmaya ve böylece hastalığa uygulanacak en uygun tedavi yöntemi belirlenmeye çalışılır.

5. Diğer Prostat Kanser Tipleri:

Adenokarsinom dışındaki prostat kanseri tiplerine nadiren rastlanmaktadır. Prostat Adenokanserine oranla daha kötü seyirlidirler.

Prostat Kanserinde Evreleme

Prostat Kanserinde Evre I

Prostatta yerleşen tümör muayenede ele gelmeyecek kadar küçüktür yada prostatın iç kısımlarında yerleşmiştir. Bu nedenle parmakla rektal muayenede tespit edilemez. Tanı PSA yüksekliği nedeniyle alınan biyopside yada idrar yolu tıkanıklığını açmaya yönelik yapılan TURP operasyonu sırasında konur.

Prostat Kanserinde Evre II

Tümör parmakla hissedilebilecek büyüklüktedir ancak halen prostat içerisinde sınırlıdır.

Prostat Kanserinde Evre III

Tümör prostat kapsülü dışına çıkmış yada meni keselerine geçmiştir.

Prostat Kanserinde Evre IV

Metastatik evre. Çevre dokulara yada kemik, akciğer, karaciğer gibi uzak organlara metastaz oluşmuştur.

Prostat Kanserinde Evreleme

Prostat Kanserinin Tedavisi

1. Prostata sınırlı (lokalize) hastalığın tedavisi
  • İzlem
  • Cerrahi tedaviler: Radikal prostatektomi
    • Açık
    • Laparoskopik
    • Robot yardımlı prostatektomi
  • Radyoterapi
    • Eksternal Radyoterapi
      • IMRT
      • Brakiterapi
  • Krioterapi
    HIFU
2. Metastatik hastalığın tedavisi
  • Hormon tedavisi
  • Kemoterapi